Kemerler, Hortumlar ve Kaplinler
Yıllar önce bir yaz akşamı, şehirler arası yolda kaputun altından gelen ıslık sesini "birazdan geçer" diye görmezden gelmiştim. Yirmi kilometre sonra V kayışı koptu, alternatör durdu, akü boşaldı ve o gece bir benzinlikte sabahladım. O günden beri kaputu açtığımda ilk baktığım şey yağ çubuğu değil, kemerler ve hortumlar oluyor. Çünkü bunlar arabanın en sessiz arıza yapan ama en pahalı sonuç doğuran parçaları. Kırk beş dakikalık bir kontrolle yolda kalmayı engellemek mümkün ve bunun için el aleti çantası bile şart değil.
Kemerlerde Ne Arıyorum, Nasıl Bakıyorum
Modern araçların çoğunda tek bir serpantin (kanallı) kayış var; alternatörü, devirdaim pompasını, klima kompresörünü, bazı modellerde direksiyon pompasını hep o çeviriyor. Eski araçlarda ise birkaç ayrı V kayışı bulunur. Hangisi olursa olsun kontrol mantığı aynı: motor soğukken ve kesinlikle kontak kapalıyken kayışı elimle çeviriyor, tüm çevresini gözden geçiriyorum.
Kayışı ters çevirip kanallı yüzeyine baktığımda gördüğüm belirtiler şunlar:
- Enine ince çizgiler: Kanalların dibinde saç teli gibi görünen bu çatlaklar kauçuğun sertleştiğinin ilk işareti. Bir avuç içi genişliğinde alanda üçten fazla varsa değişim zamanı geldi demektir.
- Parlak, cilalı yüzey: Kayış kasnakta kayıyor. Genelde gerginlik yetersiz ya da gergi rulmanı yorulmuş.
- Kenardan lif çıkması: Kayış eğri çalışıyor, bir kasnak hizasız. Sadece kayışı değiştirmek işe yaramaz, sebebi bulmak gerekir.
- Kanal aralarında kopmuş kauçuk parçaları veya eksik dişler: Bu artık acil.
- Yağ ve antifriz bulaşığı: Kauçuk yağla temas edince şişer, kavrama gücünü kaybeder. Kaçağın kaynağını bulmadan yeni kayış takmak boşa masraf.
Araç kemeri çatlaması genellikle yaşla ilgilidir; kilometreden çok yılı önemsiyorum. Az kullanılan bir araçta bile kauçuk motor sıcağı ve ozonla yıllar içinde sertleşir. Ben kendi arabamda dört yılı geçen kayışı, görünürde sağlam olsa bile artık şüpheli kabul ediyorum.
Gerginlik Testi: Baş Parmak Yöntemi
Otomatik gergisi olmayan araçlarda kayışın en uzun serbest kısmına baş parmağımla bastırıyorum. Yaklaşık bir santimden biraz fazla, bir buçuk santime kadar iniyorsa gerginlik makul. Hiç oynamıyorsa fazla gergindir; alternatör ve devirdaim rulmanlarını yer. Parmak kalınlığından fazla iniyorsa gevşektir; kayma, ıslık sesi ve şarj sorunu getirir. Ayarı, alternatörün gergi cıvatasını gevşetip gövdeyi kaldırarak yapıyorum, sonra cıvatayı sıkıp tekrar ölçüyorum.
Otomatik gergili sistemlerde ayar yok, ama gergiye de bakmak lazım: motor rölantideyken kayışın titremesi, gerginin kolunun oynaması veya kuru bir uğultu duyuluyorsa rulman bitmiştir. Kayışı sökünce gergi kasnağını elimle çeviririm; pürüzsüz dönmüyor ya da yan yana oynuyorsa kayışla birlikte onu da değiştiriyorum. Yeni kayış eski gergiyle çok kısa ömürlü olur.
Hortumlar: Sıkma Testi Her Şeyi Söyler
Hortumları gözle değerlendirmek yeterli değil, çünkü içten çürürler. Motor tamamen soğuduktan sonra radyatör üst ve alt hortumlarını elimle sıkıyorum. Sağlam bir hortum sıkıca ama esnek bir şekilde geri gelir. Şu durumlarda değiştiriyorum:
- Yumuşak, sünger gibi eziliyor ya da içinde çıtırtı hissediliyor.
- Cam gibi sert, hiç esnemiyor.
- Kelepçenin oturduğu yerde şişkinlik, balonlaşma var.
- Uçlarda kuruyup beyazlaşmış antifriz kalıntısı görünüyor.
- Dış yüzeyde derin kılcal çatlaklar oluşmuş, elle bükünce çatlaklar açılıyor.
Radyatör hortumlarının yanı sıra kalorifer hortumları, genleşme deposu hortumu, alt basınç hortumları, yakıt ve fren vakum hortumlarını da aynı gözle bakıyorum. Soğutma sisteminin bütününü kontrol ederken radyatör peteklerini ve kapağını da elden geçirmek işi bir seferde bitirmenin en pratik yolu.
Kelepçeler ve Bağlantılar
Çoğu sızıntı hortumdan değil, bağlantıdan gelir. Yaylı fabrika kelepçeleri zamanla gerginliğini kaybeder, vidalı kelepçeler ise ya gevşer ya da fazla sıkılıp hortumu kesecek kadar gömülür. Kontrol sıramı hep şöyle tutuyorum:
- Kelepçenin hortum ucundaki boruya tam oturduğundan emin oluyorum; boru omuzunun gerisinde kalmış kelepçe kaçırır.
- Vidalı kelepçelerde tornavidayla parmak hissi kadar sıkıyorum, kauçuğa gömülene kadar zorlamıyorum.
- Paslanmış, dişi sıyrılmış kelepçeyi tekrar kullanmıyorum; yenisi çok ucuz.
- Hortumu söktüğümde metal borunun yüzeyini bez ve ince zımparayla temizliyorum; oksit kabuğu kalırsa yeni hortum bile sızdırır.
- Montajdan sonra motoru çalıştırıp normal sıcaklığa getiriyor, basınç oluştuktan sonra bağlantıları kuru bir kağıt havluyla yokluyorum.
Bir de sadece durur haldeyken bakmamak lazım. Motor çalışırken kaputu açıp kulak vermek çok şey öğretiyor: kısa ve tiz bir ıslık kayış kaymasıdır, gaz verince kaybolan hışırtı rulman, hafif tıslama ise basınçlı hava veya buhar kaçağıdır. Sabah aracı kaldırdığım yerde kalan renkli lekeler de haritamı çiziyor; yeşil ya da turuncu leke antifriz, koyu kahverengi ise yağdır.
Kem